Yunus Emre - Aşkın Yolculuğu dizisinin ilk 7 bölümünden notlar..
***
~ Yola çıkıp da varmayan, yoldan çıkıp da varan olmamıştır.
~ Adalet suçu suçluyu değil, adalet sonuna kadar masumiyeti aramaktır.
~ Kötü söz söyledi diye başkasını şikayet, söylenen kötü sözden daha kötüdür, bu da muhabbeti azaltır.
~ Adalet bir kutup yıldızıdır. Herşey etrafında dönerken o sabit durur.
~ Tut içindeki şüpheni, on pareye ayır. Dokuz paresi suçlu, bir paresi masum der ise, o kişi masumdur. Ama dokuz paresi masum, bir paresi suçlu der ise o kişi suçludur.
~ İnsanın başına bela olan kendi benliğidir. Ben yaptım, ben ettim diyen insanın başı dertten kurtulmaz. İster kadı ol, ister kadıya kul ol. İnsan ne olursa olsun hiçbir zaman benlik iddiasında bulunmamalıdır.
~ Biz hiçbir zaman oldum demeyip daima öldüm demeyi tavsiye eder ve kendimiz de bunu uygularız.
~ Ölümün kötü bir şey, bir son olduğunu kim söyledi? Ölüm son değil. Ölüm bir göçtür.
~ Arı değiliz ya, herkese bal kovanında ölmek nasip olsun?
~ Su arkı bahçeye su götürmekten yorulur mu?
~ Aşk ile yürüyen, dünyayı sırtında taşır. Aşksız yürüyen, beden diye bir ceset taşır.
~ İnanmak istemeyenin bütün harfler emrindedir. İnanmak isteyene tek bir harf lazım değil.
~ Eğer bir yerde adalet yıkılırsa orada nizam da bozulur, ahlak da bozulur.
~ Mümin müminin aynasıdır. O vakit hepimize birer ayna lazımdır. Ne yapar ayna? Sen ona nasıl davranırsan davran, o hep hakikati gösterir. Eğriye doğru, doğruya eğri demez. Kusur var ise, var kusuru kendinde ara. Ayna kusur sahibi olacak değil ya. Sen ona hükmedemezsin. O sana hiç hükmetmez. İki yüz sene önünde ona secde etsen, ayna hiç senden yana olmaz. O gene gördüğünü gösterir. Tam tersi vaki olsun. Sen iki yüz sene aynaya hükmetsen, ona istediğini yaptırmak için işkence dahi etsen, ona düzen versen olmaz. O gene aynalığını yapar. Mümin müminin aynasıdır, demiş ya Peygamber efendimiz. Emir-ül müminin olan kendisi dahi kendine ayna arar o vakit. Hak'tan gelen bütün sözler aslında insana bir tek şeyi öğütler: Kendine bir ayna bul. Aynada kusur görürsen, aynayı kırma. Kusuru kendinde bil. Aynanın ne günahı vardır?
~ Öldüm de geldim, diyen Yunus'a şöyle der Tapduk Emre: Dergahımıza ölüler değil, diriler gelir. Kimi olmaya, kimi ölmeye. Olmak için de, ölmek için de diri olmak lazımdır. Dergah dediğin dört duvar. Çamurdandır kerpiçtendir. Sanma ki dergahta keramet vardır.
~ Tekrar, sözün tesirini azaltır.
~ Madem ki nasip istersin, öyleyse hizmet et, nasibini al. Böyle deyince yanlış anlar lafı gönlü karalar. Hizmeti bize değil, zerreden küreye, insandan karıncaya cümle varlığa edesin. Unutmayasın, cümle varlık O'nun nurudur. Damlanın deryanın ispatı olduğu gibi, bütün yaratılmışlar da O'nun ispatı, O'nun nurudur. Öyleyse dilindeki kelime-i tevhidi hayatında ispat edesin. Gönlünden "la ilahe illallah" diyen, "senden başka varlık yok" diyen, yere basarken dahi o şuurla basacak o vakit. Bastığın yerlerde ne alemler, ne canlar var. Onlara dahi hizmet.
~ Sulhta hayır vardır. Barıştırmak farzdır. Dinimizin adı dahi barıştır.
~ Arı bilir mi ki ne alır ne verir. Arı bal yapar, izah edemez.
~ El işler, gönül eyler. Gönlü yatkın olanın tutamayacağı iş yoktur. Yeter ki gönülden yapsın işi.
~ Mürit, irade kökünden. İradesini Hakk'a teslim eden, kendini hiçe sayan, bir Yaradan'ı tanıyan, O'nu bilen kişi demek mürit. O vakit, cümle varlık mürittir. Mürit, teslim olan kişidir. Ama bu teslimiyet gönülden.
Rabb'in manası ne? Terbiye edici. Öyleyse mürit tam gönül kabulü ile teslim olacak. Ali olmak kolay mıdır öyle? Neden cümle tarikatın silsilesi varır O'na dayanır? Çünkü O, efendimizin özbeöz mürididir de ondan. Teslimiyet dediğimiz şey, Ali'nin Muhammed'e takındığı haldir. Terbiye de odur. Tarih kitaplarında yazdığı gibi onun kahramanlığı savaş meydanlarında düşmana karşı yaptığı cenkten değil, onun asıl kahramanlığı hak meydanında nefsiyle yaptığı cenktendir.
Rabb'in manası ne? Terbiye edici. Öyleyse mürit tam gönül kabulü ile teslim olacak. Ali olmak kolay mıdır öyle? Neden cümle tarikatın silsilesi varır O'na dayanır? Çünkü O, efendimizin özbeöz mürididir de ondan. Teslimiyet dediğimiz şey, Ali'nin Muhammed'e takındığı haldir. Terbiye de odur. Tarih kitaplarında yazdığı gibi onun kahramanlığı savaş meydanlarında düşmana karşı yaptığı cenkten değil, onun asıl kahramanlığı hak meydanında nefsiyle yaptığı cenktendir.
~ Tarla bilmez ki üstündeki elmadır, dikendir. Hakikat gibi işte. Suyu verirsin tarlaya, o suyla diken de büyür, elma da. Su ayırmaz sen dikensin, sen elmasın, sen armutsun, sen falansın, sen filansın. Suda öyle bir bereket var ki, diken de nasiplenir, gül de. Senin tarlandaki dikenleri büyütmese o su, elma bahçesinde diken büyür müydü? Hakikat de böyle bir sudur işte. Onun bağrında gül de büyür, diken de. Öyle bir gıdadır ki, herşey, herkes nasibini bulur onda.
~ Ne demek tövbe? Dikeni gül etmek demek.
***
Yazıyı canım Tuncay'ın güzel şarkısı Aşk İçin ile bitireyim.
***
Yazıyı canım Tuncay'ın güzel şarkısı Aşk İçin ile bitireyim.
Aşk için ölmeye var mısın?
