İçimde tutabilemediğim şeyler var!
Tutmayım, bağlamayım, her ne ise içimdeki onları kafa hapsinden çıkarayım istiyorum. Söylenmeyi bekleyen kelimelerim özgürlüklerine kavuşsunlar, beni de hürleştirsinler istiyorum gayrı...
Kafamda hep milyon tane şey olurdu da, ya bir muhatap bulur söylerdim; ya da bi şekilde o şeylerle birlikte yaşardım işte! Yalnız şu sıra kendime kalabalık geliyorum! Evet, İstanbul gibi...
İçimden bir şey çıkıverdiği günden beri, her gün yeni bir Sümeyra'ya doğuyorum... Sürekli bir devinim halindeyim, değişiyorum, dönüşüyorum... Bir gün inandığım şeyin ertesi gün yerinde yeller estiğini görebiliyorum. Bunlar çok köklü inançlar olmak zorunda da değil ayrıca. Mesela yıllarca "ben onu sevmem" diye uzak durduğum bi şeye aslında ne kadar yakın olduğumu görüyor, "severim" diyerek yaptıklarımın sevgiye yakınlığını sorguluyorum. Dün kendimden emin bir şekilde "doğru" dediklerimin bugün o kadar da doğru olmadığını görüp şaşıyorum. Öyleyse bundan sonraki her gün sürpriz bana, her günümü, her yenimi öyle kutlayasım geliyor ki...
Her gün bir yenime "merhaba" derken heyecanla, çoğu zaman hayretle, eskilerimle vedalaşmak konusunda biraz tembel olduğumu fark ettim geçen gün. Yeni gelsin hoş gelsin, ama eski de dursun hele bir, ne olur olmaz... Kalabalıklığım tam da bu noktada başlıyor!
Eski, yeni milyon tane kelimem, cümlem, sözüm var içimde muhatap arayan, gün yüzüne çıkmayı bekleyen! Her birinden ayrı ayrı, aynı mesajları alıyorum: "beni de söyle, ben de varım bak, senin var'ınım". Ne çok şey yüklemişim o kelimelere, sevgim, nefretim, saygım, öfkem, şefkatim, merhametim, kızgınlığım, asiliğim, sivriliğim, tembelliğim, şımarıklığım, abartım, aynılığım, farklılıklarım, çok bilmişliğim, hiç bilmezliğim...
Şimdilerde hep bir yazma isteği. Hep yazardım da bir muhatabım olurdu genelde, ona yazardım. Muhataba yazmak çok güzel, ama özel birine yazmanın beni artık beslemediğini anladığım gün herkese açasım gelmişti yazılarımı. Bir "ohh!" bir ferahlama hali... Kelimelerim varlıklarını teyit etmeye başladılar hem de bambaşka kişilere bile.. Yalnız, yenilerimi yazıya dökmeye çalışırken, eski ifadelerimin dilime bağ olduğunu görüyorum. Onların da varlıklarını gösteresi var belli ki...
Böyle böyle 15 tane falan taslak halinde bekleyen yazı oluştu bir hafta içinde... Her geçen gün de yenileri ekleniyor... Bunlar yıllardır içimde tutup da bir türlü ifade edemediğim, herekse şeffafça söyleyemediğim şeylerden oluşuyor. Vakti geldikçe paylaşacağım her birini...
Bunu yapmak neye hizmet edecek bilmiyorum. Okuyana karmaşık gelebilir, ki ne kadar karmaşık bir süreçten geçiyor olduğumu da gösterir aslında bu. Ya da benim her şeyi nasıl da karmaşık hale getirdiğimi... O kadar karmaşık olmadığını, her şeyin aslında nasıl da basit ve sade olduğunu da biliyorum. Sadeliğe gidebilmem için tutunduklarımı bırakmam gerektiğini biliyor, özgürleşebilmem için önce içimdekileri özgür bırakmam gerektiğini düşünüyorum.
Sadece birkaç cümleyle anlatabileceğim bir şeyi anlatmak için sayfalarca kelime kullandığımı fark ettim geçen gün. (Elif'e selam olsun!) İki üç kelimeyle ifade edemediğimi ifade etmiş olan kişinin yaşanmışlığına, olgunluğuna; benimse henüz yaşanmamışlığıma, toyluğuma saygı duyuyorum aynı anda. Daha yolun var diyorum, hele bir hafifle, bırak şu yüklerini en uygun yerde...
Tam da bu yüzden yazıyorum. Yazıyorum ki çıksın içimdeki var'lar bir bir, ve yenilere alan açılsın. Yazdıkça, özel birine, bir muhataba yazmakla; herkese, tam da ortaya yazmak arasındaki farkı daha net görüyorum. Okuyan herkese "sen benim için bir diğerinden farklı değilsin" mesajı vermek, nasıl da muazzam. Tam da bu yüzden ortalığa yazıyorum, herkese açıyorum içimdekileri. Herkese bir alan açıyorum. Açtıkça, kendime de alanlar açılıveriyor, genişliyorum. Ben sınırlarımı esnettikçe çevremdekilerin de esnemesine şahit oluyorum. Sınırlar kalkıyor! Ohh!
Her bir yeni'min, eskimle birlikte kıymetli olduğunu görüyorum, tam tersiyle... Daha çok yazmak, içimdeki her bir ifadeye tam da hak ettiği değeri vererek uçurmak istiyorum onları bir bir içimden. Yazdıkça onlara "seni görüyorum" mesajı vermek istiyorum. Her bir varım bir an önce görünsün ve bilinsin, bilindikçe tamamlansın, artık benden özgürleşsin istiyorum.
Kendimi görüyorum... Daha sade, daha şeffaf, daha özgür olmak istiyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder